Müslüman olmak için öncelikle kelime-i şehadet getirilir: “Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve rasûlühû.” Bu, “Allah’tan başka ilah olmadığına ve Hazreti Muhammed’in O’nun kulu ve elçisi olduğuna şahadet ederim.” anlamına gelir. Şehadet, İslam’a giriş kapısıdır ve Allah’ın bir olduğunu, Hazreti Muhammed (S.A.V.)’in peygamberliğini kabul etmeyi ifade eder.
“İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına, Muhammed’in Allah’ın Resûlü olduğuna şehâdet etmen; namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman ve gücün yeterse Kâbe’yi haccetmendir.”
(M93 Müslim, Îmân, 1)
Namaz, Müslümanın günlük hayatında Allah’a olan bağlılığını ve ibadetini gösteren fiili bir durumdur. Günde beş vakit kılınan namaz, Allah’a olan şükran ve kulluk görevini yerine getirmeyi sağlar. Namaz, ruhu arındırır, insanı kötülüklerden alıkoyar ve disiplin sağlar.
“Sabrederek ve namaz kılarak (Allah’tan) yardım dileyin. Şüphesiz namaz, Allah’a derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir.”
(Bakara Sûresi 45)
Ramazan ayında Müslümanlar, imsak vaktinden iftar vaktine kadar oruç tutarlar. Oruç, yeme, içme ve diğer bedensel zevklerden uzak durmak suretiyle Allah’a olan teslimiyeti ve sabrı artırmayı amaçlar.
“Ey iman edenler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi oruç tutmak size de farz kılındı. Umulur ki böylece günah ve fenâlıklardan korunursunuz.”
(Bakara Sûresi 183)
Zekât, dinen zenginlik ölçüsü kabul edilen (nisap) miktarda mala sahip olan kimselerin, Allah rızası için, belirlenen miktarın, belirli kişilere verilmesi demektir.
Nisap, zekâtla yükümlü olmak için esas alınan zenginlik ölçüsüdür. Bu ölçü, 20 miskal (80.18 gr) altın yada, 5 deve yada, 30 sığır veya koyun ve keçide 40 adettir.
Kimlere zekât verilir?
Aldıkları zekât ve fitreleri bir yerde toplayıp bunu yalnızca, Tevbe suresinin 60. ayetinde belirtilen yerlere sarf ettikleri bilinen ve kendilerine her bakımdan güvenilen kimselerin eliyle yönettikleri dernek, kurum ve yardımlaşma topluluklarına zekât ve fitre verilmesinde dinen bir sakınca yoktur.
“Zekâtlar, Allah’tan bir farz olarak ancak fakirler, düşkünler, zekât toplayan memurlar, kalpleri İslâm’a ısındırılacak olanlarla (özgürlüğüne kavuşturulacak) köleler, borçlular, Allah yolunda cihad edenler ve yolda kalmış yolcular içindir. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.”
(Tevbe Sûresi 60)
Hac, Müslümanların Kabe’yi ziyaret etmeleri ve belirli ibadetleri yerine getirmeleriyle yapılan bir ibadettir. İslam’ın beş şartından biridir. Maddi ve fiziksel olarak imkanı olan her Müslüman, ömründe en az bir kez hacca gitmelidir.
Kur’an-ı Kerim’de hac ibadetiyle ilgili ayetlerden biri şöyledir:
“Orada apaçık deliller, alâmetler ve İbrâhim’in makâmı vardır. Oraya giren herkes emniyette olur. Bundan dolayı hacca gitmeye gücü yeten insanlara, Beytullâh’ı ziyâret etmek Allah’ın bir emridir. Kim Allah’ın emrini inkâr ederse, şunu bilsin ki, Allah’ın hiç kimseye ve hiçbir şeye ihtiyacı yoktur.”
(Al-i İmran Sûresi 97)
Destekleriniz sayesinde, çocuklarımız kuran kurslarımızda eğitim görmektedir.
© Tüm Hakları Göksu Derneğine Aittir.